Bu
yazıda, 20 – 25 m tam boya kadar olan teknelerle ilgili
kum raspası tecrübemden faydalandım.

Kum
raspası, veya kumlama, (sand blasting = kumlu patlatma)
metallerin, ahşapların ve plastiklerin yüzeylerini temizleme
ve pürüzlü bir strüktür verme tekniklerinden birine verilen
addır. Yan taşlama, motorlu fırça ve benzer yöntemlere nazaran
çok etraflı bir teşkilat gerektirir, ama çok başarılı ve
başka metotlarla erişilemeyen sonuçlar verir.
Özellikle
boyanacak metallerde, kum raspası şüphesiz en başarılı yüzey
hazırlama yöntemidir ve rakip olabilecek diğer bir yüzey
hazırlama yöntemi yoktur.
Prensibi:
Kum veya çeşitli diğer projektiller, basınçlı hava ile Venturi
prensibi ile işleyen bir nozuldan geçirilerek yüksek süratle
raspalanacak yüzeye püskürtülür. Bu sırada yüzeydeki boya,
pas ve diğer kaplamaları söker, mikro kraterciklerle pürüzlendirilmiş
bir yüzey oluşturur.
Öğeleri:
Projektiller
veya raspa cephanesi: Ülkemizde en yaygın malzeme kuarz
kumudur. Kuzey yörelerde, "Podima kumu" adı altında
Karadeniz kumsallarından toplanan kum kullanılır. Kumda
tuz bulunması, raspalama için zararlıdır, ayrıca doğal süreçler
sonucu oluşmuş kumların yüzeylerin nispeten
yuvarlanmış
olması, raspalama etkisini azaltır. Buna mukabil, taş ocaklarında
"eleküstü" kalan 1 – 3 mm ebadındaki kırma kum
raspaya son derece uygundur. Yöremizde Çine'de bulunur.
Bu kumun rengi süt beyazdır. Bazı kuarz kumları açık mora
çalan renk gösterirler. Ancak kum, raspa sırasında ufalanması
ve dolayısı ile tekrar kullanılmasının verimsiz olmasından
dolayı ve sağlığa zararlı olmasından dolayı (silikoz) gittikçe
yerini bakır cürufu (Kupferschlacke) veya kuarz ihtiva etmeyen
minerallere veya benzeri ürünlere bırakmaktadır. Bunların
yanısıra bir dizi projetil çeşitli malzemelerde kullanım
görmektedir. Bazı tatbikatlarda fındık kabuğu hurdası dahi
kullanılmaktadır. Projektil sarfiyatının derecesi ve nispeten
ucuz bir malzeme olması, uzak yerlerden teminini ekonomik
olarak zorlaştıran bir etkendir.
Kompresör:
Tipik
kompresörler 300 - 500 m3/saat mertebesinde hava
üreten vidalı kompresörlerdir. Genelde kompresörler sistemin
kritik öğesidir, yetmezler, nozulda basınç ve dolayısıyla
verimin düşmesine yol açaralar.
Nozul:
Nozullar çok sert bileşiklerden üretilen (örneğin bor karbid)
iç açıklığı en dar yerinde 8 – 12 mm olan, profili Venturi
etkisine yol açan özel elemanlardır. Projektil, uygun şartlarda
nozulda 200 km/h mertebesinde hızlanabilir.
Kum
karıştırma kazanı:
Çok fazla özelliği olmayan basit, basınca dayanıklı bir
kazandır, genelde altında bir karıştırma valfı vardır. Bu
valf kolay bakım görebilecek tipte olmalıdır çünkü kolay
tıkanır.
Operatör
ve koruyucu giysisi:
Kum raspası operatörü, cebri hava ile solur, bu hava genelde
ana kompresörden dallandırılır. Operatör, kafasını hafif
metal veya CTP'den üretilmiş bir kaskla korur.
Gözlük
camları çifttir, dış cam iç camı korur ve sık, sık değiştirilmesi
gereken bir sarf malzemesi kabul edilir. Operatör ayrıca
deri önlük, çizme ve eldivenlerle korunur. Solunum havası
insan kullanımına göre şartlandırılmalıdır.
Hortumlar
ve hortum fitingleri:
10 barlık bezli kauçuk hortum kullanılır. İçinden kum geçen
hortum hava hortumundan bir ölçü daha büyük ebattadır, bu
hortum aşınmadan dolayı nispeten sık değiştirilir. Hortum
fitingleri sustalı tipte (quick coupling) olup hortum kesidini
azaltmamalıdır.
Raspalanmaya
müsait yüzeyler
Çeliklerin
raspalanması:
Çelik yüzeyler, yüzey pasının temizlenmesi ve yüzeyin pürüzlendirilmesi
için raspalanır. Pürüzlendirmeyle yüzey % 300'e varan mertebede
"genişler"[1] ve bu, boyaların yüzeye intibak etmesi için
gereklidir. Raspalanmış yüzeye en iyi intibak eden boyalar
epoksi esaslı astarlardır. Epoksi çinko fosfat çok başarılı
bir astardır, altındaki saçı anodik olarak da korur. Yüzeyin
temizlik derecesi SA1 ile sınıflandırılmaya başlanır. Bu,
SA3'e kadar iyileştirilebilir.
Bu
sayıların ne ifade ettiğini ekteki tabloda görebilirsiniz.
Arazi koşullarında elde edilebilecek en iyi yüzey SA 2.5
mertebesindedir. SA 2.5 mertebesinde raspalanmış ve epoksi
esaslı boyalarla usulüne uygun boyanmış bir tekne karinasında
6 – 8 yıl boyunca sırf yaraların onarımı gerekir, önemli
bir paslanma oluşamaz, boyası yüzeysel bakım uygulandığı
sürece dökülmez. Raspalamadan sonra, hava şartlarına göre
astar 2 -4 saat içinde uygulanmalıdır.
Raspalanmış saç, açık gri, homojen ve ipeksi tekstürde bir
görünüm arzeder.
Boyanıncaya
kadar yüzey çok hassastır, kesinlikle tiner, aseton, trikloretilen,
bez, fırça, vb dokundurulmamalı, sırf basınçlı hava ile
"silinmelidir". Kum raspası uygulanmış yüzeylere
kesinlikle el sürülmemelidir.
Pik
dökümlerde (salma ağırlıklar) kum raspası, dökümün gözenek
yapısına göre farklı sonuçlar verir.
Derin gözenekli dökümler, kum raspası dahil hiçbir yöntemle
pastan ve yüzey bozulmalarından tam anlamıyla arındırılamaz.
İğne
raspası kum raspasına alternatif midir? İğne raspası yüzeyin
bir dizi iğne hareket ettiren bir pnömatik çekiçle temizlenme
ve pürüzlendirme yöntemine verilen isimdir. Kapalı hacimlerde
ve hassas cihazların yakınında kum raspasının yerine kullanılsa
da, oluşan yüzey kum raspasına nazaran daha parlak ve daha
az temizdir.
İğne
raspası ancak kısıtlı şekilde kum raspasına alternatiftir.
|
|
|
| Raspalamadan
sonra, hava şartlarına göre astar 2 -4 saat içinde uygulanmalıdır.
Raspalanmış baş pervanesi kanalının raspalanmadan sonraki
(orta) ve astardan sonraki görünümü (sağ). |

Alüminyum:
Alüminyum da çelik gibi boyaya hazırlık olmak üzere raspalanabilir,
çeliğin aksine alüminyumda, doğru astarların (epoksi baryum
kromat) kullanılması halinde, kaba zımparalı (36 kum) yüzeylerde
de iyi sonuç alınmaktadır. Ancak alüminyumda da kum raspası
en iyi sonuçların alınmasını sağlar. Alüminyumda yüzey oksidasyonu
başlangıçta çok ince olduğunda kesinlikle gözükmez, alüminyumun
hiç bekletmeden astarlanması şarttır.
Ahşap:
İngiltere'de kum raspası, kullanılmış ve katlarla boya kaplanmış
ahşap yüzeylerin rutin ve hassas bir şekilde boyaya hazırlanması
için kullanılan bir yöntemdir.
CTP
(veya daha yaygın adıyla fiberglas):
CTP
için de kum raspasının önemi büyüktür. Özellikle hidrolize
uğramış (osmozlu) fiberglas, kum raspasına tabi tutulduğunda,
yüzeyin altında kalan, göze tam gözükmeyebilen zayıflamış
bölgeler patlatılmakta, sorunsuz fiberglas ise bu sırada
bozulmamaktadır. Gerçi bu şekilde hazırlanmış yüzeyler çok
pürüzlü olduklarından diğer yöntemlerle "hazırlanmış"
yüzeylere nazaran daha fazla macun gerektirmektedirler,
ama raspalanmış yüzey fiberglasın kurumasına çok müsait
olduğu gibi, sağlam yüzeyleri azami derecede korunmuş olmaktadır.
Bu yöntem çok becerikli raspa operatörleri gerektirir, yoksa
CTY'ye gereksiz hasar verilir.
Dikkat
edilmesi gereken bazı konular: