Mark
Healy, “Qadesh 1300 BC” adlı kitabında o tarihlerde en önemli
bölgenin bugünkü Suriye olduğunu vurguluyor. Hititler, Mitanniler
ve Mısırlılar, Suriye’yi ele geçirmek ya da en azından orada
egemenliklerini kabul ettirmek için amansız bir mücadele
içindeydiler. Bu mücadelenin temel nedeni Suriye’nin bakır,
kalay ve lapis lazuli ticaretinin ana merkezi olmasıydı.
Hititler önce Mitannilerin bölgedeki üstünlüğüyle savaştılar.
Onlara karşı belirli bir egemenlik sağladıktan sonra bu
kez Mısır’la mücadeleye girdiler.
Mısır ve Hitit orduları M.Ö. 1300’de Kadeş kale kenti önünde
karşı karşıya geldiler. Orduların sayıları, yapıları, savaş
arabalarının sayısı, kullanılan silahlar konusunda tam bir
fikir birliği yok. Ama kabaca Mısır ordusunun 20,000 dolayında;
Hitit ordusunun ise 30,000 dolayında askerden oluştuğunu
söylemek mümkün. Hitit ordusu yalnızca Hitilerden değil,
kendilerine bağlı devletlerin askerlerinden de oluşan bir
konfederasyon niteliğindeydi. II.Ramses’in tapınak duvarlarına
yazdırdıklarına bakılırsa bu savaşda Mısır büyük bir üstünlük
elde etmiş görünür. Ama savaş sonrasında Suriye topraklarındaki
üstünlüğe bakıldığında savaşın gerçek galibinin Hititler
olduğu tartışmasız biçimde ortaya çıkar. II.Ramses’in, Kadeş
kentini almak bir yana, atalarının Mısır’a bağladığı Amurru
Prensliğini bile Hititlere kaptırmış olması başarısızlığının
bir kanıtı gibi duruyor önümüzde. Ben burada daha teknik
bir konuyu görsel olarak sunmak istiyorum. Hititlerin bu
savaştaki en büyük üstünlüğü savaş arabalarında tekerleği
doğru yere oturtmuş ve dolayısıyla Mısır savaş arabalarına
karşı manevra üstünlüğü sağlamış olmasıydı. Yani günümüzden
yaklaşık 3300 yıl önce teknolojinin getirdiği üstünlük.
Aşağıda Mısır ve Hitit savaş arabalarında tekerleğin konumu
görülüyor. Bu resim, Mısır duvar çizimlerinde iki arabaya
ilişkin betimlemelerden yola çıkılarak çizilmiştir. Arabanın
ön tarafındaki uzantı, arabanın oku. Sol taraftaki tekerlek
Mısır savaş arabasındaki tekerleğin konumunu gösteriyor.
Tekerleği oraya koymanın arabayı çeken at üzerinde yarattığı
yükü gözünüzün önüne getirin. Bir de daha sağdaki tekerleğe
(Hitit savaş arabası versiyonu) bakın ve yükün atla araba
arasında nasıl akıllıca paylaştırıldığını gözönüne getirin.
Geçmişin en büyük uygarlığı olan Mısır, genellikle uygarlık
alanında küçümsenen Hititlerin böylesine ileri bir teknolojiyle
geliştirdikleri savaş arabaları teknolojisini devirememişti.

Siyah tekerlekler: Mısır savaş arabaları
Kırmızı Tekerlekler: Hitit savaş arabaları