Denizcilik Kültürü

 

 

 

 

 

 

 

YachtWORKS
Haber Listesi
e-postanız
Üye Ol
Üyeliği Kaldır

Marshall Adalarının "Rimedo"ları ve "Çubuk Haritaları"

Marshall Adaları, Pasifik Arşipeli'nin Mikronezya adalar grubuna aittir.Yüzyıllardan beri Mikronezya'lı denizciler adalar arasında okyanus seferlerine çıkmaktaydılar. Bu açıkdeniz seferleri sırasında atoller (yani mercan halkaları şeklindeki adalar) ile görüş irtibatı uzun süreler kesilmekteydi ve açıkdeniz navigasyon yöntemlerine başvurulmaktaydı. Marshall Adaları'nın navigasyon yöntemleri yöreye özeldi: Adalı denizciler, yıldız ve gezegenlerin gözlemlerinden ziyade, üzerinde hareket ettikleri ortamın, okyanusun, özelliklerini incelemişler ve bir atole yaklaştıklarını 30 mil kadar önceden, okyanusun girişim ve kınlım desenlerini gözleyerek tesbit edebilmişlerdir.

Bazı denizciler bu konuda ileri yetenekler geliştirmişlerdi. Yöre dilinde rimedo diye bilinen bu navigasyon uzmanları, diğer denizcilerden öteye, okyanusun ince ayrıntılarını dahi değerlendirebilmekte, dolayısıyla herhangi bir kara parçası ile görüş irtibatının çok dışındaki deniz taşıtlarını dahi tam olarak konumlayabilmekteydiler. Bundan öteye rimedo'lar çubuklardan örülen ve deniz kabukları ile donatılan bir tür harita üretebilmekteydiler. Bu "çubuk haritalar" ile hem üreticisinin belleği desteklenmekte hem de yeni yetişen rimedo'lara navigasyon bilgileri aktarılmaktaydı.

Rimedo'lar, hangi atole yaklaşmakta olduklarını nasıl yorumlayabiliyor ve bunu "haritalarında nasıl belli ediyorlardı? Bu sorulardan birincisinin yanıtı oldukça açık gözüküyor: Adalı denizciler hep anakaralardan uzakta seyrediyorlardı. Bu açık alanda okyanus soluğanlarının dalga vektörü oldukça sabit olduğundan, atollerden kaynaklanan girişimler uzak mesafelere kadar zayıf ama belirgin desenler oluşturuyordu. Ancak, çeşitli atollerin kendilerine özgü geometrileri yöresel bazı özellikler getiriyordu.

Haritayı büyütmek için tıklayın (yeni pencerede açılır!)Rimedo'lar, işte bu yöresel özellikleri hafızalarına ve "çubuk haritalarına kaydediyorlar ve zaman zaman "haritalarının da yardımına başvurararak seyir halindeki deniz taşıtlarını konumlayabiliyorlardı. Konuya baktığımızda, saçılım fiziğinden tanıdığımız, uzaktaki saçılım deseni ile subatomik parçacıkların geometrik özellikleri arasındaki bağı oluşturan Fourier transformasyonunu ve "form faktörü"nü hatırlamamak mümkün mü? İkinci soruyu yanıtlamak ise daha zor, çünkü geçtiğimiz yüzyılın sonunda Batılı kaptanlar "çubuk haritaları anlamaya çalıştıkları zaman, rimedo'lar bu uğraşıyı ancak şaşkınlıkla yanıtlayabildiler. Nasıl oluyordu ki, bir denizciye bu doğal okyanus desenleri ve onlardan kaynaklanan "haritalar" için bir yorum gerekiyordu? Ve "çubuk haritaların gizemleri tam çözülemeden son rimedo'lar tarih oldu.

Dr. Yusuf Civelekoğlu
28-4-1995 (Tübitak bilim ve teknik dergisinde yayınlanmıştır)
Yüksek Fizik Mühendisi

son güncelleme: 16.01.2004
Ana Sayfa  
yachtWORKS-bodrum, Her Hakkı Saklıdır, Copyright 2002, 2003
t 22