| (...) |
|
| Yana
men degen dek bu hattlarınnı bitip sen ve okumay
sen, |
Dileklerim
doğrultusunda mektuplar yazıyorsun, ama yazdıktan
sonra bunları bir kez daha okumuyorsun. |
| ne
üçün kim eger okur hayal kılsan edi, okuy almas
edin. |
Zira,
okumayı düşünse idin, okunamaz olduklarını görecek
idin. |
| Okuy
almagandın son elbette tagyir berür edin. |
Ve
okuduktan sonra elbette düzeltecek idin. |
| Hattınnı
hud teşviş bile okusa boladur, veli [a]sru muglak
tur. |
Yazıların,
zorlukla okunduklaranın yanısıra bilmece gibi kalıyorlar. |
| Nesr
mu'amma heç kişi körgen emes. |
Nesrin,
bilmece olacak şekilde tasarlandığı hiç görülmüş
müdür? |
| İmlan
yaman emes, egerçi hayli rast emes. |
imlan
fena değil, ama tam doğru da değil. |
| İltifat'nı
ta bile bitip sen. Kulınc'nı ya bile bitip sen. |
İltifat’ı
ta ile yazmışsın; kulunç'u da ya ile yazmışsın. |
| Hattınnı
hud her tawr kılıp okusa boladur, |
El yazın bir şekilde çözülebiliniyor, |
| veli
bu muglak elfazındın maksud tamam mefhum bolmaydur, |
ama
bütün bu senin bilmece gibi sözcüklerinle tamamen
anlam da verilemiyor. |
| galiba
hatt bitirde kahillıkın hem oşbu cihettindür. Tekellüf
kılay dep sen. Ol cihetten muglak boladur. |
Mektup
yazmaktaki zorlanmalarını galiba, fazla gösterişli
yazmaya çalışmana bağlamak gerekiyor. |
| Mundın
narı betekellüf u revvsen u pak elfaz bile biti. |
Bundan
sonra basit, açık ve sade üslupla yaz. |
| Hem
sana teşviş azrak bolur ve hem okugucıga. |
Bu,
hem senin ve hem de okurunun zahmetlerini azaltacaktır. |
| (...) |
|