|
|
| |
Hazırlayan
Dr. Yusuf Civelekoglu, yachtWORKS |
| GİRİŞ |
Marin
akülerden talep edilen hizmetler, otomotif, traksiyoner ve
stasyoner akülerden talep edilenlerin bir karışımıdır. Bir
taraftan ana makinanın marş motoru için gerekli enerjiyi,
otomotif uygulamalarından daha güvenilir bir seviyede sağlamaları
gerekir. Bu işlev, doğal olarak son derece önemli olmakla
birlikte, akü çok kısa süreler için yüksek bir taleple karşı
karşıya kalmakta ve akabinden eksiltilmiş olan enerji derhal
aküye iade edilmektedir. Demirde yatan bir motoryatta ise
aküler, buzdolapları, aydınlatmalar, elektronik aygıtlar gibi
sistemleri uzun süreler ayakta tutma hizmeti verirler ve ancak
uzun saatler sonra, eksilmiş enerjileri iade edilir. Yelkenli
teknelerde ise bu kullanımın yanısıra, tekne seyir halinde
iken de ana makine ve diğer şarj cihazları devredışı kalabileceğinden,
aynı talepler seyir sırasında da aküye yönlendirilmektedir.
Dolayısı ile marin akülerin kullanım rejimleri, otomobil gibi
ani ve kısa değil, forklift ve baz istasyon aküleri gibi peryodik
değil, daha çok rüzgar jeneratörlerinin aradepolama (buffer)
aküleri gibi, veya otobüs aküleri gibi karışık bir rejime
tabi olmaktadırlar. Bunun yanısıra, marin aküler genelde son
derece yetersiz ve akülere uygun olmayan ortamlarda kifayetsiz
bakım ve gözleme ile hizmet sürdürmek mecburiyetinde bırakılmaktadır.
Dolayısı
ile marin aküler, olabilecek en ağır şartlar altında hizmet
veren, bakımı zor ve her zaman istenilen seviyede gerçekleşemeyen
akülerdir.
Bu
bağlamda, ileriki bir yazıda daha etraflıca yazmak üzere,
marin akülerin şarjı konusuna da kısaca değinmek istiyorum:
Marin enstalasyonlarda, aküler, otomotif sektöründe gerek
olmayan “akıllı” tabir edilecek sistemlerle şarj edilmelidir.
Yani sistem, akülerin şarj durumunu, ısısını de diğer kriterleri
de gözönünde bulundurarak aküleri “yedirirerek” ve aküleri
tam kapasitelerine doğru zorlayarak ama kaynatmadan şarj etmelidir.
Bu, şarj redresörleri için geçerli olduğu kadar alternatör
konjektörleri için de geçerlidir.
Marin
yarı sabit akülerin, karşılaştıkları başlıca olumsuzlukları
şu şekilde saymak mümkündür:
- Korozif,
bağlantıların ve diğer elemanların erken oksidasyonuna yolaçan
deniz ortamı,
- Akülerin
genelde dar, karanlık, havalandırması yetersiz yerlere monte
edilmiş olmaları,
- Mekanın
hareketli olması ve bundan öteye özellikle yelkenli teknelerde
aşırı yalpalara maruz kalması, uç şartlarda akülerin uzun
süreler büyük açılarda hizmet vermeleri gereği,
- Akülerin,
yüksek ve aşırı düşük ısılarda hizmet üretmeleri gereği,
- Aşırı
deşarj ve deşarj durumunda bırakılıp ihmale uğrayan aküler,
- Aşırı
şarj, şarj sırasında elektrolit kaybı ve elektrolit tamamlanmamak
sureti ile ihmaller,
- Karışık,
sonradan müdahele görmüş ve yeterince dokümante edilememiş
devreler sonucu, bazı akülerin, operatörün bilgisi haricinde
şarj görmemesi veya sistemden ayrı tutulması veya şarj durumlarının
takip edilememesi.
- Akülerin
devamlı olarak eksik şarj edilmesi, şarj aygıtlarının yetersizliği,
- Akülere
saf su yerine içme suyu ve benzeri sıvıların eklenmesi.
Bunlardan
öteye, yatlarda akülerin bakımına bazen ehil bir personel
atanamamakta, teknik genel kültürü olan bir deniz personeli,
akülerin selametinden sorumlu kılınmaktadır.
Uzun
bir birikim ve tecrübe sonucunda, gördüğümüz şudur ki, deniz
ortamında aküler, nominal ömürlerinin çok kısa bir bölümünde
verimli olabilmekte, bir veya iki yaşındaki akülere dahi,
“güvenilmez” gözü ile bakılmakta, ve hatta problem, aşırı
büyük aküler takılarak aşılmaya çalışılmakta ve dolayısı ile
başka komplikasyonlara yolaçmaktadır.
Aşağıdaki
bilgiler, özellikle yat ortamında güvenilir performans bekleyen
yat amatörleri ve profesyonelleri için toplanmıştır. Bunlara
riayet edildiği takdirde, marin akülerden de kara kullanımına
yakın bir performans almak pekala mümkün olacaktır. |
| YER
SEÇİMİNDE VE MONTAJDA GÖZETİLECEKLER |
AKÜ
KUTULARI:
Aküler,
amaca uygun polyester, polietilen, polipropilen veya polyester/
epoksi kaplı kontraplak kutularda muhafaza edilmelidir. Kutu
tabanında tahliye deliği olmayacaktır. Kutu, akülerin ağırlığını
savrulma ve yalpada ve yelkenlilerde aşırı yanal açılarda
(70 dereceye kadar) dayanacak yapıda olacaklardır. Özellikle
yelkenli teknelerde, akü kutularının sıkı oturan bir kapağı
olmalı ve aküler, savrulma ve yalpa halinde kesinlikle yerinden
oynayamayacak şekilde aside dayanıklı bantlarla veya kromnikel
çubuk vs. gibi elemanlarla yerlerine tesbit edilmelidir. Bantlarla
tutturulan akülerde bantlar aşırı sıkılmamalıdır; zaman içinde
hacmi değişen akülerin sıkı bantlardan dolayı kaplarının kırılıp
tekneye elektrolit aktığı görülmüştür.
HAVALANDIRMA:
Havalandırma
iki açıdan önem taşır:
- Ortamın
soğutulması
- Açığa
çıkan hidrojen gazının tahliyesi.
Aküler
şarjdayken hücre voltajı 2,33 Volt'u geçtiğinde hidrojen ve
oksijen gazları açığa çıkmaya başlar. Hidrojen konsantrasyonu
akülerin bulunduğu odanın atmosferinin %4'ünü geçtiğinde patlayıcı
hale gelir. Bu sebeple hidrojen konsantrasyonunun %2'yi geçmeyecek
miktarda kalmasını sağlayabilecek yeterli bir havalandırma
sistemi olmalıdır.
Hidrojen
havadan hafif olduğundan, tavana yakın yerde birikir. Bu sebeple,
hidrojen gazının ortamı terk etmesini engelleyici yapısal
ceplerden kaçınılmalıdır.
Örneğin,
iki 200Ah aküden 20 A şarjda çıkacak hidrojenin yoğunluğunu
%2’nin altında olması için, saatte 0,01 m3 debili bir havalandırma
gerekecektir.
MONTAJDA
GÖZETİLECEKLER
Akülerin
montajında, kutupbaşlarının ve diğer elektriksel bağlantı
elemanlarının çok iyi, sıkı bağlanmasına özen gösterilmelidir.
Bağlantıdan önce kurşun ve bakır elemanlar hafif zımparalanmak
sureti ile oksitlerden arındırılmalıdır. Bağlantı elemanları,
olduğunca yalıtılmış seçilmelidir. Bağlantı kablolarında aşırı
kıvrımlar önlenmelidir. Kabloların kutupbaşlarına ve diğer
montaj elemanlarına bağlantıları, kablonun izolasyonun sıyrılma
sınırında kırılıp tiftiklenmeyecek şekilde yapılmasına özen
gösterilmelidir. Bu bağlamda, kendinden yapışan kauçuklu banttan
ve ısıda büzülen makaronlardan faydalanınız. Kutupbaşlarının
lehimlenmesi, deniz ortamında tercih edilmeyen bir yöntemdir,
çünkü akü çevrelerinde oluşan metal kalabalığına bir diğer
metal daha eklenmiş olacaktır. Tercih edilen yöntem, özel
“krimp” penseleri ile kablo pabuçlarının usulüne uygun şekilde
kablolara sıkılmasıdır. Sabit bakır baralar ile de bağlantı
yapmak mümkündür, ancak bunların da iyi yalıtılması şarttır.
Montajın tamamlanmasından sonra akü kutupbaşları vazelin ile
yağlanmalıdır. Bu amaçla gres yağı kullanılmamalıdır.
YANGIN
SÖNDÜRÜCÜ
Akülerin
bulunduğu mekanlarda en az bir yangın söndürücünün el altında
olması tasarlanmalıdır. |
| KULLANIMDA
GÖZETİLECEKLER |
AKÜNÜN
PERYODİK BAKIMI VE KONTROLLERİ:
Akülerin
gerekli kontrolünü sağlamak için herşeyden önce peryodik
olarak yoğunluk ve voltaj değerleri bir jurnale kaydedilmelidir.
Bu değerlerin hücre başına 2.00 V ve 1.155 g/cm3altına düşmemesi
sağlanmalıdır.
Hücrelere
saf su dışında, başta asit olmak üzere hiçbir şey eklenmemelidir.
Hücrelerin voltaj ve yoğunluk değerleri birbirine yakın
olmalıdır. Eğer bu değerlerde ±0.02 V veya daha fazla fark
gözlenirse hücreler yenileme şarjına alınmalıdır – bakınız
haftalık bakım.
HAFTALIK
BAKIM
Görsel
muayene.
Akü
kutupbaşlarının temiz ve vazelinli olduğuna, akü kablolarının
muntazam olduğunu muayene.
Akü
kabında deformasyon muayenesi.
Akü
gözlerinde elektrolit seviye muayenesi.
Olması
gereken seviyenin altında elektroliti olan hücrelere saf
su ekleyin. Eklenen saf su miktarını jurnale not edin. Su
ekledikten sonra elektrolitin karışması için aküler şarj
edilmelidir (yenileme şarjı).
Akülerin
toplam voltajını ölçün ve kaydedin. Gerekiyorsa yüzdürme
voltajını olması gereken değere ayarlayın.
Akü
kutusunun içinde elektrolit yada su olup olmadığı kontrol
edilmeli, gerekiyorsa akü ve kutu temizlenmelidir. Eğer
akünüzün üstünü yıkamanız gerekiyorsa, akü kutusu içinde
biriken suyu mutlaka tahliye ediniz.
AYLIK
BAKIM
Haftalık
bakımların yanısıra: Akünüz ayda bir kere dengeleme şarjına
alınmalıdır. Şarj sonunda, akü redresöre bağlı iken, mümkünse
tüm hücre voltajları, elektrolit yoğunlukları ve sıcaklıkları
ölçülmeli ve kaydedilmelidir. Yapılan ölçümlerde hücreler
arasında önemli farklar ortaya çıktığı takdirde, konunun
incelenmesi için bir uzman kuruluşa başvurunuz.
SERVİS
DIŞI BIRAKMA VE KIŞ BAKIMLARI
Aküler,
uzun süre bekleme durumunda kendi kendine deşarj olurlar
(otodeşarj) ve elektrik stoğu yavaş yavaş azalır. Bu nedenle
servis dışı tutulan akülerin 30-60 günde bir yeniden şarj
edilmesi gerekir.
Servis
dışı bırakılacak aküler, üzerlerine poliüretan kalemle ait
oldukları teknenin ismi ve teknedeki işlevleri (MARŞ1, TENVİRAT3
gibi) kaydedildikten sonra tekneden sökülür ve atölye ortamında
gözlenebilecek bir şarj istasyonuna alınır. Şarj istasyonundaki
işlemler, bir şarj günlüğüne kaydedilir, her akü için ayrı
ayrı bakım kaydı tutulur. Akülerin ortalama 27°C da az rutubetli
ortamda saklanması uygundur. Aküler her zaman kuru ve temiz
tutulmalıdır. Temizlik için nemli bez ve kuru hava kullanılır.
Akü üzerinin temiz olmaması kısa devre riski oluşturduğu
gibi akünün ömrünü de kısaltacaktır.
Teknedeki
akü kutusunun içini su ve sodyum bikarbonat çözeltisiyle
yıkanır ve nötralize ediniz.
Akü
yılda bir kere kapasite testine alınmalıdır. Bu test, 10
saatlik deşarj testi olmalı ve hücre voltajları 1,75 Volt'a
düşene kadar devam etmelidir. Testten hemen sonra akü şarja
alınmalıdır.
Hücre
kaplarında asit sızıntısına sebep olabilecek herhangi bir
kırık ya da çatlakolup olmadığına bakılmalıdır.
Akü
kapları şeffaf ise, plakaların iyi durumda olup olmadığına
bakın. (Plakalarda kırılma, eğilme ya da kayma olmamalıdır.)
Pozitif plakaların rengi koyu kahverengi, negatif plakaların
ise açık gri olmalıdır.
Zamanla
plakaların üzerindeki aktif madde dökülür ve hücre kutularının
dibindeki boşlukta toplanmaya başlar. Bu döküntülerin, plakaların
alt kenarına değmesi kısa devreye sebep olur ve kapasite
kaybına yol açar. Bu akülerin otodeşarj süreleri kısalır
ve hücreler arasında kalıcı eşitsizlikler oluşur.
DENGELEME
ŞARJI
Dengeleme
şarjı, akünün işletme ömrünü arttırıp, ömür boyunca kapasitenin
korunmasını sağlar. Akünüzü ayda bir kere dengeleme şarjına
alınız. Dengeleme şarjı, akü derin deşarj yapıldıysa mutlaka
gereklidir. Şarj akımı akü kapasitesinin % 5'ini aşmamalıdır.
ŞARJ bölümünde belirtilen sıcaklıklara uyulmalıdır.
|
| SIK
TEKRARLANAN HATALAR |
|
ELEKTROLİT SEVİYESİ:
Akü
hücreler indeki elektrolitin en üst seviyesi; buşon filtrelerinin
alt kenarı olmalıdır, en alt seviyesi; separatör üst kenarı
olmalıdır. Bazı akülerde seviyeler işaretlidir. Seviye daha
yüksek ise fazla elektroliti bir kaba boşaltınız. Bunun için
bomemetreyi kullanabilirsiniz. Seviye düşük ise sırf saf su
ilave ediniz; kesinlikle elektrolit veya saf asit eklemeyiniz.
Şarjdan sonraki saf su ilavesini, akü şarj bitiminden 30 dakika
sonra yapınız.
Tam
şarjlı bir aküde elektrolit yoğunluğu için, Ek 1’deki tablolara
bakınız.
ŞARJDA
GÖZETİLECEKLER
Şarj
için sadece doğrusal akım (DC) kullanılır. Akü şarja bağlanırken
kutup başları aynı işaretli şarj kablosuna bağlı olmalıdır.
Şarj öncesi elektrolit ısısı; +10 °C ile +40 °C arasında olmalıdır.
Daha düşük sıcaklıklarda tam şarj gerçekleşemez. Daha yüksek
sıcaklıklar aküye zarar verir. Şarj süresince ısı kontrol
edilmelidir.En uygun sıcaklık 35° - 45°C dir. Eğer ısı 50°C'nin
üzerine çıkarsa, şarjı kesiniz ve soğuması için bekleyip daha
sonra şarja devam ediniz.
Bıışon
kapaklarınızı açınız, akü elektrolit seviyelerini kontrol
ediniz. Buşonların havalandırma deliklerinin tıkalı olmadığını
görsel muayene ile tesbit ediniz.
Redresörünüzün
akımının kesik olduğundan emin olduktan sonra bağlantısını
yapınız.
Konvansiyonel
bir redresörde, şarj akımını akü kapasitesinin % 15'ine ayarlayarak
şarja bağlayınız (Etiket kapasitesi 200 Ah yazan akü için;
200 x % 15 = 30 A). Hücre gerilimi (Hücre voltajı) 2.40 V
a ulaştığında akımı akü kapasitesinin % 7.5'una düşürerek
(Etiket kapasitesi 200 Ah yazan akü için; 1000 x 0.075 = 15
A), hücre voltajları 2.60-2.70 V'a ulaşıncaya kadar şarja
devam ediniz. Şarj sonunda elektrolit yoğunluğu Ek 1’deki
tabloda verilen değere ulaşmalıdır.
AŞIRI
DEŞARJDAN DOĞAN ARIZALAR
Akü
kapasitesinin % 80'inden fazlasını deşarj etmek akünüzün ömrünü
kısaltır.
Sık
aralarla yarım deşarj olmuş aküyü şarja bağlamak akünüzün
ömrünü kısaltır.
Deşarj
sonunda hücre voltajları 1.70 voltun altına kesinlikle düşmemelidir.
Akünüzü
asla deşarj vaziyette bırakmayınız. Deşarj olmuş akünüzü derhal
şarja bağlayınız.
GÜVENLİK
BİLGİLERİ
Marin
aküler .eğitimli ve bilinçli personelin elinde hiçbir şekilde
tehlike arz etmezler. Ancak uygun bir şekilde bakımları yapılmaz
ve dikkatsizce kullanılırlarsa çok tehlikeli olabilirler.
AKÜ
ELEKTROLİTİNDEN KAYNAKLANAN TEHLİKELER:
Kurşun-asit
aküler elektrolit olarak, çok kuvvetli bir asit olan sülfürik
asit çözeltisi içerirler. Sülfürik asit, zehirli ve aşındırıcıdır.
Akü
üzerinde çalışırken aside dayanıklı eldiven, iş elbisesi/
önlüğü ve koruyucu gözlük kullanınız. Kıyafetinize sıçrayan
elektroliti derhal bol suyla yıkayınız. Elektrolit zehirli
ve aşındırıcıdır. Cilde veya göze temas etmemelidir. Cilde
veya göze sıçrayan elektroliti derhal bol suyla ve en az 5
dakika yıkayınız. Elektrolitin göz teması halinde ayrıca zaman
geçirmeksizin bir doktora başvurunuz.
Yere
dökülen elektroliti sodyum bikarbonat, kostik soda gibi bazlarla
mümkün olan en kısa zaman içinde nötralize ediniz ve zemindeki
artıkları derhal uzaklaştırınız.
PATLAMA
TEHLİKESİ: Kurşun-asit
aküleri şarja alındığında patlayıcı gazlar açığa çıkarırlar.
Akünün
bulunduğu ortamda kesinlikle sigara içmeyin.
Çıplak
ateşle aküye yaklaşmayın.
Aküyü
şarjdan sökerken veya şarja bağlarken, önce şarj cihazını
kapayın sonra kutupbaşlarını sökün veya takın. Şarj cihazının
akım anahtarını açmadan önce bağlantıların sıkılığından emin
olunuz.
Çalışma
ortamının gerektirdiği sıklıkta buşon deliklerini temizleyiniz.
Akülerinizin
bulunduğu ortamın iyi havalandırılmasını sağlayınız.
Bağlantı
sıkılığını kontrol ederken izoleli aletler kullanınız. Akülerin
bulunduğu yeri temiz tutup , yeteri kadar havalandırınız.
YOĞUN
ELEKTRİKSEL ENERJİDEN KAYNAKLANAN TEHLİKELER:
Akü,
kutup başlarına ya da hücreler arası bağlantı elemanlarına
iletken bir cisimle dokunulması sonucu kısadevre yapabilir.
Kısa devre olduğunda
- İletken
cisim ısınır ve kor halini alabilir.
- Erimiş
metalin sıçramasına ve kıvılcım çıkarmasına sebep olur.
Bu
durum özellikle tehlikelidir; çünkü ortamdaki hidrojen gazı
bu kıvılcımla patlayabilir, bakınız yukarıdaki paragraf.
Akü
kutup başı ve bağlantı koruma elemanlarının takılı olmasına
dikkat ediniz.
Kullandığınız
alet, edevat ve ekipmanın yalıtılmış olmasına dikkat ediniz.
Aküyle
çalışmadan önce, üzerinizdeki tüm metalik cisimleri (saat,
zincir, bilezik, kolye, gömlek cebinizdeki herhangi bir metalik
cisim gibi) bir yere bırakın. Çalışırken cebinizden düşebilecek
cisimleri güvenli bir yere kaldırınız. Daima izole edilmiş
takım kullanınız. Akü üstlerinde iletken cisimler bırakmayınız.
Daima koruyucu gözlük ve malzeme kullanınız.
İletken
cisimleri hiçbir şekilde hücrelerin üzerine koymayın.
AKÜNÜN
METALLERİNDEN KAYNAKLANAN SAĞLIK TEHLİKELERİ
Aküler
kurşun ve kurşun bileşikleri içerirler, kurşun bileşikleri,
tüm ağır metaller gibi sağlığa zararlıdır. Akü üzerinde çalıştıktan
sonra mutlaka ellerinizi sabunla yıkayınız ve ondan sonra
yiyecek ve içecek alınız.
Akü
asidinden kaynaklanana sağlık riskleri, bir diğer başlık altında
işlenmiştir.
TAŞIMA
Marin
aküler ağırdır. Uygun kaldırma ve taşıma sistemleri ile taşınmalıdır.
Kaldırma sisteminin herhangi bir parçası kutup başlarına dokunmamalıdır.
Elle kaldırırken, belinizi dik tutarak kaldırma hareketini
kırık dizlerinizi düzelterek gerçekleştirin.
ESKİ
AKÜLERİN ATILMASI (Disposal):
Akülerin
dikkatsizce atılması çevreye ve topluma ciddi şekilde zarar
verebilir.
Aküleri
daima bu konularda yetkili olan kurumlara verin. Akü hücrelerini
açmaya çalışmayın.
Akü,
elemanları geri dönüştürülebilen bir elektrik malzemesidir.
Çevrenin kirlenmesine sebep vermeden tüm bileşenleri değerlendirilebilir. |
|
| Ek
1: MARİN AKÜLERLE İLGİLİ BAZI KAVRAMLAR |
DEŞARJ
(DISCHARGE): Akünün, bağlı bulunduğu sisteme enerji vermesi,
deşarj olarak adlandırılır. Elektrolitin içindeki asidin plakalardaki
aktif madde ile etkileşimi sonucu enerji ortaya çıkar. Bu
süreçte, asit plakalarda yoğunlaşır ve elektrolitteki asit
yoğunluğu düşer.
HÜCRE
GERİLİMİ (CELL POTENTIAL, CELL VOLTAGE): Hücre voltaj
değeri, hücrenin kutup başları arasındaki gerilimdir. Kurşun
asit akülerde her bir hücrenin nominal voltajı 2 volttur.
% 100 Şarjlı bir aküde voltaj değeri 2.10 - 2.15 ' tir. Bu
gerilim hiçbir zaman 1.70 – 1.75 V’un altına düşmemelidir.
Entegre akülerde tek tek hücreler ölçülemeyebilir, bu durumda
hücre toplamı ölçülecektir. Nominal 12 V’luk bir akünün şarjlı
durumda kutupbaşları arası gerilim 12.90 – 12.60 V, deşarj
olmuş bir akünün gerilimi ise 10.20 – 10.50 V olmalıdır.
ŞARJ
(CHARGE): Akünün kullanımı esnasında plakalarda yoğunlaşan
asidin, akım verilme yoluyla elde edilen kimyasal reaksiyon
ile tekrar elektrolit içerisine gönderilmesidir. Şarj sırasında
elektrolit yoğunluğu artar.
AKÜ
KAPASİTESİ (BATTERY CAPACITY): Akünün, belirlenen bir
akım değerinde ve sürede hücre başına 1,70 V limitine kadar
enerji verebilme yeteneğidir. Akü kapasitesi Ampersaat (Amperhours)
cinsinden ölçülür. Ampersaatin kısaltılması Ah’dır. Örneğin;
5 saat boyunca 100 A verdikten sonra hücre başına 1,70 V limitine
düşen akünün teorik kapasitesi 500 Ah olmaktadır. Teorik kapasite,
plaka boyuna, enine ve adetine bağlı olarak değişir. Akünün
kullanım kapasitesi ise, kullanıldığı ortamın sıcaklığına
ve akünün kullanım şartlarına bağlı olarak değişmektedir.
SAF
SU (DISTILLED WATER): Saf su, veya arı su damıtılma suretiyle,
içindeki tuzlardan büyük ölçüde arındırılmış bir mayidir.
İçme suyu veya iyon eşanjöründen geçirilmiş demineralize (yumuşatılmış)
su kesinlikle yerini alamaz.
BOMEMETRE
(BATTERY HYDROMETER): Akü elektrolitinin özgül ağırlığını
tesbite yarayan bir cam veya plastik şırınga ve içinde bulunan
ve 1,00 – 1,30 kg/litre arasında çalışacak şekilde kalibre
edilmiş dansitemetreden ibaret cihaz.

YÜZME
ŞARJI (FLOAT CHARGE): Bir akünün devamlı ve uzun süreli
şarjda tutulmasıdır. Bu sırada şarj akımı, otodeşarj akımını
karşılayacak seviyede seçilir.
DERİN
DEŞARJ TİPİ AKÜ (DEEP DISCHARGE BATTERY): Derin deşarj
tipi akü, sık sık nominal kapasitesinin % 20’si seviyesine
kadar deşarj olduğu halde kapasite kaybına uğramayan akü tipidir.
Derin deşarj tipi aküler marin uygulamalarda, golf arabalarında
ve sanayi uygulamalarında kullanılır.
MARŞ
AKIMI (CRANKING AMPS): Bir akünün, 00 C çevre ısısında,
30 saniye boyunca ve sistem gerilimi 7.2 V’ın altına düşmeyecek
şekilde oluşturabileceği akıma Akünün Marş Akımı tabir edilir.
Marş tipi akülerin marş akımı tenvirat tipi akülerden yüksek
olur.
SÜLFATLAŞMA
(SULFATIZING): Akünün tam kapasitesinin deşarj edilmesi
ile veya yarım deşarjlı vaziyette akünün uzun süre kullanılmamasından
kaynaklanır. Burada asidin tamamı plakalarda yoğunlaşmıştır
ve plakalarda kurşun sülfat oluşmuştur. Akü uzun süreli çok
düşük amperde şarj edilerek normal haline döndürülebilir.
Ama bu tip yanlış kullanımlar akü kapasite ve ömrünü kısaltacaktır.
Yüksek frekans uygulaması ile de kurşun sülfat çözülebilir.

ELEKTROLİT
(ELECTROLYTE): Kurşun-Asit akü eletroliti, çok kuvvetli
bir asit olan sülfürik asitten meydana gelir. Sülfürik asit,
yakıcı ve aşındırıcı özelliklere sahiptir. Asitin çözeltideki
nisbeti, dolayısı ile asidin yoğunluğu (“bomesi”) akünün şarj
durumu ile değişir. Şarjlı aküdeki elektrolit yoğunluğu yüksektir.
ELEKTROLİT
YOĞUNLUĞU, AKÜNÜN “BOMESİ” (ELECTROLYTE DENSITY):
Elektrolit
yoğunluğu, akünün tasarımına göre değişmektedir. Genelde,
27 0C ısısı esas kabul edilmekte ve tam şarjda bu ısıda elektrolit
yoğunluğu 1,265 – 1,280 kg/litre (veya g/cm3) kabul edilmektedir.
Elektrolit
yoğunluğu, veya hücre bomesi, hücre geriliminin aksine, entegre
tip akülerde de her hücrede tek tek ölçülebilmektedir. Dolayısı
ile akünün durumunu tayin etmekte kullanılabilecek en önemli
tek veridir.
Aşağıdaki
tabloda 27C ısısında, bir hücrenin/ akünün şarj durumuna göre
olması gereken bomesi gösterilmiştir. |
| Volt
cinsinden dinlendirilmiş akünün gerilimi (Nom. 12 V
akü) |
Volt
cinsinden dinlendirilmiş kurşun-asit hücrenin gerilimi |
27
°C ısısındaki takribi şarj durumu |
g/cm3
cinsinden ortalama Elektrolit yoğunluğu |
| 12.65 |
2.11 |
100% |
1.265 |
| 12.45 |
2.08 |
75% |
1.225 |
| 12.24 |
2.04 |
50% |
1.190 |
| 12.06 |
2.01 |
25% |
1.155 |
| 11.89
veya daha az |
1.98 |
DEŞARJ |
1.120
veya daha az |
Yani
27 0C ısısında bomesi örneğin 1,24 g/cm3 ölçülen bir hücrenin
gerilimi 2,1 V cıvarı olması gerekmektedir ve hücre %80 -
% 90 şarjlı durumda olması gerekmektedir.
Dolayısıyla, yoğunluğun yüksek veya düşük olması, akünün şarj
durumu hakkında bize bilgi verir. Ancak ısı, yoğunluğu doğrudan
etkilediğinden, yoğunluk ölçüleri daima termometre eşliğinde
alınmalı ve sıcaklık - yoğunluk ilişki tablosuna bakılarak
karara varılmalıdır.
ISI
– YOĞUNLUK İLİŞKİ TABLOSU
| 0
C cinsinden elektrolit ısısı |
Bomemetre
ile tesbit edilmiş yoğunluk değerine ekle/düş |
Hücre
gerilimine ekle/ düş |
|
71.1° |
+.032 |
-0.72 |
|
65.6° |
+.028 |
-0.63 |
|
60.0° |
+.024 |
-0.54 |
|
54.4° |
+.020 |
-0.45 |
|
48.9° |
+.016 |
-0.36 |
|
43.3° |
+.012 |
-0.27 |
|
37.8° |
+.008 |
-0.18 |
|
32.2° |
+.004 |
-0.09 |
|
26.7° |
0 |
0 |
|
21.1° |
-.004 |
+0.09 |
|
15.6° |
-.008 |
+0.18 |
|
10° |
-.012 |
+0.27 |
|
4.4° |
-.016 |
+0.36 |
|
-1.1° |
-.020 |
+0.45 |
|
-6.7° |
-.024 |
+0.54 |
|
-12.2° |
-.028 |
+0.63 |
|
-17.8° |
-.032 |
+0.72 |
Yani
buna göre, yukarıdaki örnekten yola çıkacak, ancak ölçümlerin
0 0C ısısında yapıldığını varsayacak olursak, hücre bomesi
1.24 – 0.02 = 1.22 g/cm3
olarak düzeltilecektir. Bu ise hücrenin ancak %75 cıvarı şarjlı
olduğu sonucuna götürür. Aynı durumda hücrenin 2.1 V değil
2.11V + 0.45v = 2.55 V
olarak ölçülmesi gerekir.
Traksiyoner akülerde Türk Standartlarına göre % 100 Şarjlı
akünün elektrolit yoğunluğu 27°C de 1.280 gr/cm3 ' tür.
AKÜ KULLANIM ÖMRÜ (BATTERY LIFE): Bir tam deşarj
- şarj çevrimi”saykıl” olarak adlandırılır. Yatlarda uygulanması
kaçınılmaz kısmi şarjlar, ama önlenebilecek aşırı şarjlar,
aşırı deşarjlar, elektrolitsiz kalmalar, uygun olmayan bakımlar
akünün ömrünü kısaltır.
AKÜNÜN YANMASI (BURNOUT): Akünün ömrünün bitmesine
neden olur. İki şekilde oluşur. Birinci neden; şarj esnasında
akü yeterli şarjı almasına rağmen şarj cihazının herhangi
bir nedenle devreden çıkmayıp şarja devam etmesi ile, ikinci
neden ise hücrelerin herhangi bir nedenle elektrolitsiz kalmasıdır. |
son güncelleme:
16.01.2004
|
|